GEREKSİNİMLER VE SUÇ ASALAKLAR VE SUÇ PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 22 Ocak 2010 00:00

Çevremizde o kadar çok kirasını alamayan ev sahipleri var ki, bu konuyu mercek altına almak istedim. Başlıktan da anlaşılacağı üzere, bakıyorsunuz bazı kiracılar zamanın zor koşulları altında ezilirken gerçekten de kirasını ödeyememenin sıkıntısını yaşıyor. Bir iki çocuğu okula gidenler, okul, gıda, büyük şehirlerde yol masrafları... Yakıt dememek isterim; ama kışın özellikle dar gelirlilerin belini büken yakıt harcamaları, pardon, harcayamamaları... Kirayı "ne yapayım, Allah bana, ben ev sahibine" boşvermişliğine itiyor bazı dar gelirlileri. Bu kimi etkiliyor, tabi ki ev sahibini! Bu tip insanlara evini kiraya veren insanın evi de genellikle gençliğindeki birikimleriyle "yaşlılığımda, emekliliğimde sıkıntı çekmem" düşüncesiyle alınan vasat evler. Al sana ikinci hane sıkıntısı...! Ev sahipleri geleceğini umdukları akarını, kirayı alamayınca, kabaran borçlar, sıkıntı, kalb çarpıntıları... Telefon, telefon görüşmeleri... Artık kiracının açmadığı telefonlar.. İcra yolları...müracaat, "şu kadar tl masraf" ev sahibi "başa geldi ne yapalım" der verir.. Bazı icra dairelerinde şikayetçinin dolduracağı belgeler var. Belgelere belli ücret ödeyerek dosyayı oluşturabiliyorsunuz. Örnek verecek olursam İstanbul Hasanpaşa-Kadıköy icra hakimliğinde belgeleri alıp, okur yazarsanız şikayet dosyanızı hazırlayıp müracatınızı yapabilirsiniz. Tuzla'da ve Şarköy'de sizi arzuhalciye veya avukata yönlendiriyorlar; çünkü doldurmanız gereken belgeler o dairelerde yok. İşin bu yanı böyle. Müracaattan sonraki zamanda ne oluyor. Bir ev sahibi şöyle diyor:icra için ücretimi yatırdım, telefonla arama için de 20 tl verdim, "şu tarihte gel" dediler, gittim, dosyayı buldular, evde yokmuş, komşuya vermişler, aa imza almamışlar. "peki şimdi ne olacak" "tekrar duyuracağız, siz cepten arama için 20 tl verin" "verdim" diyor ev sahibi, "söylenilen zamanda gittim, içimden bu gün inşallah işlerim yoluna girer diye seviniyorum. Dosyam çıkarılıyor, aynı müdire inceliyor dosyayı "a gene imzalatmamış" deyince ev sahibi "bu memurunuz kimse şikayet edeceğim, aynı hata iki defa işlenir mi, zaman kaybediyorum. bu zaman kayıbından doğan para gecikmelerini de memurunuza ödeteceğim" diyor, ilgili telefona sarılıyor başka bir ilgiliyle konuşuyor "o kadar anlattık imza almadan evrak bırakmayacaksınız, imza gene alınmamış, ev sahibi evrakı götüreni şikayet edecek, buraya gel hallet" diyor."Orta yaşlı bir memur geldi" diyor şikayetçi ev sahibi "şikayet etmezsiniz, kıyamazsınız" diyor. "Kıyarım" diyor ev sahibi, "dışarıda iş bekleyen onlarca insan var, ben kiramı almak için çabalıyorum, ceza da bir eğitimdir, ben beceremiyorsam siz cezasını verin" dedim diyor, tansiyonu yükseliyor anlatırken "aman" diyorum "siz sonuç aldınız mı, onu söyleyin?" " henüz değil" diyor; ama ben sosyal bir kurum muyum kardeşim, gelirim var, gelirim yok, perişanım... Burada iki zor durumda olan taraf var, biri çaresiz, sosyal güvencesiz, öbürü çaresizlerin kucağına düşmüş mülklü; ama parasını alamayan, devletten hukuktan çözüm bekleyen mağdur. Bir de asalaklar olduğunu öğrendim. Nasıl mı? "Keyif için, lüks için, renki alemler yaşar da ben niye yaşamayayım" diyen kendini bilmezler. Nasıl oluyor? Emlakçılar var. Şık giyimli geliyorlar, güzel bakımlı sitelerde eşyalı evler..Falan üniversiteyi bitirdim, filan firmada çalışmaya yeni başkadım, evliyim, ailemi de getireceğim, alışınca ev eşyalarımızı yavaş yavaş alır eşyasız bir evi zevkimize göre döşeriz. Kira? tamam.... Karşılıklı imzalamalar. Ev sahibi, kiracı, emlakçı herkes memnun.... Taki bir kaç ay sonra kiralar ödenmemeye başlayınca.... Telefonlar.. Daha sonra açılmayan telefonlar, emlakçıyı araya koymalar. "Galiba erkek kardeşi oturuyor" diyor emlakçı... Olamaz mı, olur. Misafir gelebilir... "Hayır, eş dediği eş bizim kadınlarımıza benzemiyor" diyor ev sahibi. "olamaz mı, yabancılarla evlenen pek çok insanımız var" "yok diyor değişik insanlar giriyormuş, site şikayetçi oldu" Bu arkadaşın da hikayesi uzun, evi tutan, üniversite mezunu da değilmiş, üstelik işsizmiş. "TC kimlik no sundan icrada ev adresini bulmuşlar, adamın karısı merdiven silip çocularına ekmek parası çıkarıyormuş," "Muhtara gittim, aileye yardım yapıyoruz dedi muhtar, evlerini de öğrendim, kendime de emlakçıya da esef ettim" diyor. "Site şikayetçi olacağız, eve giren çıkan belli değil " deyince uyardım diyor. Kabul etmemiş, "özel hayatıma kim ne karışır, polise mi şikayet edecekler, etsinler" ve ipe sapa gelmez laflar diyor ev sahibi. Meğer bu konuşan emlakçının kiralayanın kardeşi dediği adammış. Artık kiracı evi kullanmıyormuş; ama anahtarı da teslim etmemiş. Üstelik mukavele 31 Aralık 2009 da bitmiş; ama ev sahibi evine giremiyor. "hainler elektrik süpürgesi, fırın, kombinin dolabını balkonlara atmışlar, ön balkonda masa sandalyeler yağmur altında, ben komşunun balkonundan çürüyen eşyalarıma bakıyor, evime giremiyorum." diyor. Kira ödemedikleri gibi, su elektrik ödememişler, doğalgazı kaçak kullanmışlar. Şaşırdım diyor ev sahibi. 400 tl lik kaçak fatura ödemişler, kenarda 160 tllik fatura bekliyormuş. İgdaş'a "kaçak faturaya yasal işlem yapmadınız mı" diye sormuş. "Siz mukaveleyi kaybetmeyin, belki şikayet için isteriz" demişler!!! Pes ki pes. Ha bir de evi kiralayan ile iskiden suyu açtıran aynı soyadlı farklı isimmiş, "siz tapunuzu getirin suyu kapattırın" demiş iskideki memur. Sözde kiracı değişik isimle başkasının sözleşmesiyle su bağlatıyor, ev sahibinden tapu isteniyor. Ha bir de "siz şikayetçi olursanız iski olarak biz de şikayetçi oluruz" demiş iskideki memur. Ev sahibi yanıyor, ateş püskürüyor, bu örnekte zulum var. Ne yapacak ev sahipleri. O da icraya vermiş... Asalaklar keyif yapmış, ondan ona anahtar devretmişler, Yabancı güzel hanımları misafir etmişler!!! Ya emlakçılar? Bu kadar sorumsuzca mı yapılıyor kiralama işi. Eğer meslekse, onların inceme yapması gerekmez mi? Bunu inceleyeceğim. İki farklı örnek, icrada aynı işlemi görüyor. Bundan en çok da asalaklar yararlanıyor ve çoğalıyorlar gibi geliyor bana.