PROF. DR. İHSAN DOĞRAMACI HOCALARIN HOCASI HOCA BEY Yazdır
Cuma, 05 Mart 2010 08:15

Sağlık ve eğitim yaşantımıza büyük katkıları olan sayın Prof. Dr. İhsan Doğramacı, arkasında çok büyük hizmetler bırakarak 95 yıllık yaşamından ebedi hayata intikal ettiler. 1915 Irak Erbil doğumlu olan sayın Doğramacı ilköğretimde Arapça öğrendi. Ortaöğretimini Beyrut Üniversitesi kolejinde, tıp eğitimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde yaptılar. Çalışmalarını Ankara Numune Hastanesi, Harvard Üniversitesine bağlı Boston Chhildren's Hospital ve Washinton Üniversitesine bağlı St Louis Chilren's Hospital de sürdüren Prof. Dr. İhsan Doğramacı hayatını ve parasal varlığını Türkiye'mizin çocuklarının sağlığı, gençlerin eğitimine adadılar.

1942 de Sadrazam Mahmut Şevket Paşa'nın yeğeni ve eski Irak Başbakanı Hikmet Süleyman Bey'in kızı ile evlendiler. Sayın eşleri Ayser hanım da evlatları da varlıklarının çocuklara ve gençlere yönelik hizmetlere harcanmasına katkı ve destek vererek DOĞRAMACI AİLESİ'nin hizmetlerini bütün Türkiye'ye ve Dünya'ya yaydılar.

Kurucusu olduğu Hacettepe Üniversite Türkiye'nin donanım, ilim, bilim alanında ilklerindendir. Daha sonra kurulan Bilkent Üniversitesi yurdun dört bir tarafından gelen gençlerin yüksek kalitede eğitim aldıkları bilim yuvalarıdır.

2007 de TBMM onur ödülünü alan Doğramacı yurt içi ve yurt dışında çok önemli görevlerde bulundu. Başkent hastanesi kurucusu sayın Haberal: Sayın Doğramacı, Hacettepe'yi kurmasaydı bu gün yine çalışıyor olacaktık; ama ya kalkınmamış, ya her şey eksik olacaktı" diyor ve tamamlıyor, organ naklinde 21. yüzyılın başına gelindiğinde ülkemiz sadece orta doğuda değil, bu konuda dünyada sözü geçenlerin başında gelmektedir. 1975 de "beni perideatriye başlatmasaydı gelişmem bu günkü kadar hızlı olmazdı" diyor mesleki ve insani şükranlarını dile getiriyor. Bizler de Türk halkı ve vatandaşlar olarak, kuruculara, çalışanlara binlerce teşekkür ediyoruz. Doğrusu Hacettepe Üniversitesi ve Hastanesini, yakınlarımın bir kaçı oradan yetiştiği, çalıştığı ve işim düştüğü için yakınen tanıyorum. Donanımlı, sistemli, olağanüstü temiz; doktoru, teknisyeni, hizmetlisi yöneticileri gözle görülür elle tutulur bir eğitimi yansıtan çalışma içinde... Hastaya, yakınlarına saygılı... orada kendinizi gerçekten emniyette hissediyorsunuz. Vefatı üzerine konuşanların ortak noktası, Sayın Doğramacı'ya her an herkesin ulaşabildiği idi. Bir de yapmak istediği planlamalarda engel tanımaması. Yine bir meslektaşı anlattı. Bütçeden para onayı bir türlü gerçekleşemiyormuş. Bir sabah sayın Maliye Bakanının evine gitmiş. Kapıyı bakanın eşi açmış "bakan yeni kalktı hazır değil" deyince Hoca Bey "kapıda beklerim" demiş. Arkadaşı tabii içeri davet ettiler ve gerekli parayı koparttı" diyor konuşmacı. Ben burada bir ekleme yapmak istiyorum "insan bu kadar saygın olursa, yaptığı iş halkımıza bu kadar dönük olursa eminim, parayı talep edende, imzayı atan da rahattır.

Rektörlükleri, Yök Başkanlığı, Unicef program komitesi Başkanlığı ve inanın bu sütunu dolduracak kadar üst düzey görevlileri ve ödülleri var, Sayın Doğramacı'nın.

Siyaset için çok teklifler almış, dış işleri bakanlığı, başbakanlık ve cumhurbaşkanlığı... hatta Cumhurbaşkanlığı için oğlu aracı yapılmak istenmiş; ama sayın Doğramacı halka dönük, sağlık, eğitim hizmetlerini sürdürmeyi yeğlemiş.

Kıymetli müzisyenler diyor ki:

"Atatürk'ten sonra müziğe değer veren en önemli isimdir kendileri"

Manevi kızı değerli tiyatro sanatçısı sayın Ayten Gökçer "Bu aileyi 16 yaşımdan beri tanıdığım için çok şanslıyım. Doğramacı, eşi Ayser Hanım'ın ve kendi mal varlıklarını Türkiye'de okumaya muhtaç gençlerin meslek sahibi olabilmeleri için vakfa bağışladılar. Değerli üç çocuğu da "neden baba" demediler" diyor.

Ne denir böyle insan için?! "Aramızda, her geçen sene artan kalabalıklarla gençlerin kalplerinde yaşayacaksın hocaların Hoca'sı. Ruhun şad olsun ilim bilim adamı, yüzyıldan arta kalan büyük çınar, Prof. Dr. İhsan Doğramacı Hoca'm. Türkiye sizden hoşnuttur. Allah'ımızın nuru üzerinizde olsun.