Hasan Akarsu Makaleler
SARAY 5. BAHAR VE KÜLTÜR ŞENLİĞİ PDF Yazdır e-Posta
Cuma, 18 Haziran 2010 08:10

SARAY 5. BAHAR VE KÜLTÜR ŞENLİĞİ

Bu yıl, Saray Geleneksel 5. Bahar ve Kültür Şenliği kapsamında birçok etkinlik yapıldığını gözlüyoruz. Belediye Başkanı Nazmi Çoban, her etkinlikte bulunarak halkın arasına karışmayı başarıyor. 02 Haziran 2010 Çarşamba günü MYO Konferans Salonu'nda, "Tarih ve Kültür Sempozyumu" yapıldı. Doç. Dr. Güler Yarcı, "Osmanlı Mülki Teşkilatında Saray" konusunda bilgi verdi. Dr. Ali Osman Çınar, "Temettuat Defterlerinde Saray (1840-1845)" konusunda açıklamalarda bulundu. Çınar, Saray ve çevresindeki kömürcülüğe değindi. Çorlu'ya yakın olan köylerde çiftliklerin gelirinin yüksek olduğunu belirtti. 1840'ta 12-13 köy göçmenlerce kuruluyor. 1894'te Saray'ın nüfusu 10 bine ulaşıyor. Ayaspaşa Vakfı'nın yüksek geliri önemli bir yer tutuyor. Saray'a bağlı olan köylerin sürekli değiştiği gözleniyor. Çiftlikler köye dönüşüyor. Yuvalı ve Kavacık'ın Rum köyleri olduğunu belirtiyor Çınar. Ahi Mehmet Köyü'nün yakında Saray'a bağlanacağını da söylüyor. Küçük ve Büyük Manika köyleri o yıllarda boş arazi olup sonradan göçmenlerce kuruluyor. Yuvalılı, Karlı Köy, Sinanlı, Uzunhacı en eski köyler olup bunlardan Karlı Köy ile Uzunhacı Çerkezköy'e bağlanıyor. Evliya Çelebi, 1650'de Saray nüfusunu 800 hane olarak gösteriyor. Nüfuslardaki tutarsızlık daha sonra dinleyiciler arasında tartışılıyor.

Öğretim Görevlisi Nilüfer Gökçe, "Salnamelerde Saray" konusunda bilgi veriyor. Salnamenin günümüzde "yıllık" olarak adlandırılabileceğini belirtip Edirne Vilayet Salnamelerinde Saray İlçesini tanıtıyor. 1870-1901 yıllarında 28 salname çıkarıldığını, 1870'te Saray'ın Vize bucağı olduğunu, 1876'da Edirne Salnamesinde Saray'da, 332 gayrimüslim, 437 Türk yaşadığını ve nüfusunun 769 olduğunu söylüyor. 1884-1885'te yönetimde Dimitraki Ağa ile Nikola'nın da bulunduğunu öğreniyoruz. 1901 Salnamesi, Edirne'de son salname olup Saray'ın 2. sınıf bir ilçe olduğunu yansıtıyor. Nüfus 28847 olup 600 ev, 3 İslam okulu, bir Hıristiyan okulu bulunuyor. Saray'ın Ayaspaşa'ya arpalık olarak verildiği vurgulanıyor. Saray Balçık Panayırı'nın Saray'a 15 dakika uzaklıkta kurulduğu ve 8 gün sürdüğü de açıklanıyor.

Kazıbilimci M. Akif Işın, "Güneşkaya ve Güngörmez Mağaraları"nı anlatıyor. Trakya'da kazı çalışmalarının Atatürk döneminde başladığını vurgulayıp Galata Deresi Güngörmez mağaralarını, Ergene Vadisi'ni (Güneşkaya) ve suyollarını fotoğraflarla tanıtıyor. İ.Ö. 5000-1200 yıllarına ait seramikler bulunduğunu, İ.Ö. 1200'de gelen göç dalgasında Traklar'ın buraya yerleştiğini, bugün mağaraların definecilerce yağmalandığını anlatıyor. Prof. Mehmet Özdoğan'ın çalışmalarını kaynak gösteren Işın, Ergene'den İstanbul'a giden su yapılarını, su kemerlerini de anlatırken bugün yalnızca kemer ayaklarının kaldığını söylüyor. Küçük Manika'da "Yer Kulağı" olarak bilinen, içinde 20-30 m gidilen iki çöküntü olduğu belirtiliyor. "Saray Tarih ve Kültür Sempozyumu" üç oturum olarak sürüyor ve Saray'da bilinmeyen birçok konunun tartışılmasına katkıda bulunuyor böylece.

ŞİİR DİNLETİLERİ .

03. 06. 2010 Perşembe günü Danimarkalı Gökyüzü Şairleri, Saray Bahar ve Kültür Şenliğine zenginlik kattılar. Onların arasında A. Kadir Bilgin, Hasan Akarsu ve Hüseyin Duygu da bulunuyordu. Çukuryurt Köyü'nden olup 25 yıldır Danimarka'da yaşayan Hüseyin Duygu'nun konuğu olarak gelen Danimarkalı ozanları tanımakla mutlu olduk. Per Warmıng müzisyen ve yazar, Peter Poulsen ozan, Niel Hav ozan ve Thomas Boberg ozan olarak aramızdaydılar. Aynı gün saat 13.30'da, Saray Mustafa Elmas Arıcı Anadolu Lisesi Konferans Salonu'nda ilk şiir ve müzik dinletisi gerçekleştirildi. Önce okul müdürü Neşet Baltaş'ın odasında kısa bir söyleşi yapıldı. Müdür, okulla ilgili bilgiler verirken, okulun on yıllık olduğunu, 25 öğretmenin çalıştığını, öğrenci sayısının az olduğunu, 2008 yılında Türkiye 2.si olduklarını, bilgisayarlı eğitim yaptıklarını anlattı. Öğretmenlerin hazırladığı yemek, konukseverliğin önemli bir kanıtıydı. Şiirli ve müzikli dinleti, öğrencilerin yoğun ilgisiyle sürdü. Öğrenciler de ozanların şiirlerinden seçtiklerini okuyup dinletiye katkıda bulundular. A.

Kadir Bilgin, şiir okumak yerine, şiir üzerine görüşlerini paylaştı: "Şiir öğretilmiyor bizde. Şiiri ve ozanı abartma olarak düşünüyoruz. Şiir bir cehennemdir. Şiir, insanın kendi kaynağına gittiği bir yolculuktur. Şiirin yolcusu, bilgeliğin yolcusudur. Tüm sanat dalları şiiri çoğaltır. İnsanlaşma sürecinin anası şiirdir vb". Okul öğrencilerinden İdil Elvin Çavuş da kendi yazıp okuduğu şiiriyle beğeni kazandı.

Ozanlar, aynı günün gecesi saat 22.30'da, Saray Kültür Merkezi önünde kurulan açık sahnede, Saray halkı için de şiirlerini okudular ve büyük alkış topladılar. Nazım Hikmet de ölümünün 47. yılında anılırken, onun izinde giden Danimarkalı ozan Erik Stinus ve 30 Haziran 2009'da yitirdiğimiz Kemal Özer de anıldı. Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban ve Saray Kent Konseyi üyeleri ozanlara armağan sundular. Aynı gece, okul öğrencilerinin, Saray gençliğinin oyun, müzik ve defile etkinlikleri de şenliğe canlılık katıyordu.

04. 06. 2010 Cuma günü, şenliğin açılışı etkinlikleri başladı. Belediye Bandosu eşliğinde,Atatürk Anıtı önünden başlayan yürüyüş, Belediye Kültür Merkezi önünde sona erdi. Şenliğin açılış ateşini yakmak için Saray'a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yoğun ilgiyle karşılandı.

Ozanlar, şenliğe uluslararası boyut katarken, bir de MYO Konferans Salonu'nda, okul öğrencilerine şiir dinletisi sundular ve öğrencilerle şiir üzerine söyleştiler. Şenlik programı zenginliğiyle göz kamaştırıyordu. Bu gece Haluk Levent konser verdi, 2. gün Candan Erçetin, 3. gün Volkan Konak konserleriyle Saray halkını coşturdular.

Saray'ın ilkyazda, kültürün de öne çıkarıldığı bu şenlikle daha da güzelleştiğini söyleyebiliriz.

 

 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 6 > 28